DOLAR 7,7988
EURO 9,266
ALTIN 482,691
BIST 1211,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 21°C
Parçalı Bulutlu

24 Kasım Öğretmenler Günü

Yaşar Şahin
Yaşar ŞAHİN: Emekli öğretmen, Şair ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip.
27.11.2019
8
A+
A-

24 Kasım 1928 günü Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün yeni yazı ile okuma yazma seferberliğinde kara tahta başında ders verip Başöğretmenliği kabul ettiği gündür.

24 Kasım 1928 günü Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün yeni yazı ile okuma yazma seferberliğinde kara tahta başında ders verip Başöğretmenliği kabul ettiği gündür.

24 Kasım 1981 yılından itibaren de her yıl 24 Kasım günü ‘Öğretmenler Günü’ olarak kutlanmaktadır.

24 Kasım Öğretmenler Günümüz kutlu olsun.

Yüce Atatürk’ün halk mekteplerinde öğretmenlik yaptığı ve Türk milletinin kendisine Başöğretmen dediği 24 Kasım 1928 gününü “Öğretmenler Günü” olarak kutluyoruz.

Tüm öğretmenlerimizin gününü kutlar, ölenlerin anıları önünde saygıyla eğilirim.

Atatürk’ün öğretmenler hakkındaki düşünceleri:

“Dünyanın her tarafında öğretmenler insan toplumunun en fedakâr ve muhterem insanlarıdır.” 1 Mart 1923

 “Muhterem muallimler; hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” 24 Temmuz 1924

 “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” 14 Ekim 1925

 “Öğretmenler! Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.” 25 Temmuz 1924

İnsanoğlu doğar büyür ve ölür. Bu geçen süre o insanın yaşamıdır. Yaşamda değişik meslekler vardır. Konusu insan olan mesleklerin başında öğretmenlik mesleği gelir.

Meslekler vardır, eller üstünde tutulan herkesin gözünde altın gibi parlayan ve bir gün unutulan. Meslekler vardır, Aristo’dan “tanrı gökten yere inse ve meslek seçmek isteseydi mutlaka öğretmen olurdu” sözlerinde tanrılaşan. Ey bu mesleğin uğruna göz nuru dökenler, bu mesleği yükselten saygı değer meslektaşlarım. “Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum” diyen Hz. Ali, seni en kutsal görmüş.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’te “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür vicdanı hür nesiller ister. Yetişecek olan nesiller sizin eseriniz olacaktır” diyerek Türk öğretmenine nesilleri emanet eder. Yeni nesillere gerekli olan değerleri ve davranışları kazandırmada en önemli sorumluluk kuşkusuz ki eğitimindir.

Toplumun kalkınmasında her sorunun çözümünü eğitime bağlıyorsak, her şeyden önce eğitimi yapacak öğretmenleri en iyi şekilde yetiştirmek zorundayız. Öğretmenlerimizi ne kadar yetenekli yetiştirebilirsek yarınlarımıza o kadar güvenle bakabiliriz. 24 Kasım’lar bizim sorunlarımıza sahip çıktığımız, üzerinde birlikte düşünüp tartıştığımız, çözüm için girişimlere başladığımız günler olmalıdır.

24 Kasım 1985 İlkokullar arası Öğretmenler Günü Komposizyon yarışması ikincisi Kaman Merkez Atatürk İlkokulu öğrencisi Özgür Şahin’in anlatımı:

-Sen Öğretmensin-

Ne yazayım senin gününde öğretmenim. Ana kucağından ilk defa ayrılıp ağladığımı mı? O gün elimden tutup gözyaşlarımı, burnumu sildiğini mi? Ufacıktım. Titriyordum. Sevginden gözlerine bakamıyordum. Öğretmenim…

Gözlerindeki şefkat dolu mana, dar geliyordu benim yüreğime.

Bilimi, doğruyu, faydalıyı öğrettiğini mi yazayım. Sen öğretmensin anlarsın. Bu günün küçüğü yarının büyüğü dersin. Tutarsın ellerimden, yol gösterirsin, öğrencilerim onlar benim, dersin…

Aydınlıksın ışıl ışıl, kim büyüktür senden. Cumhurbaşkanını, başbakanı, mühendisi, doktoru, sanatkârı, çitfçiyi, işçiyi tüm ulusu sen yetiştirirsin…

Sen bilimin, uygarlığın simgesisin. İnsanlığın öncüsü, bayrağısın, doğruya, iyiye, güzele yönelensin. Hiç ölmemiş, ölmeyecek Atatürk’ü yetiştiren öğretmensin.

Daha ne yazayım bilmem ki senin için? Duygularım satırlara sığmıyor, senin gününde sana vereceğim sadece bir kalbim var. Bu bile az ama sen öğretmensin…

Öğrencilerini yalnız sen anlarsın öğretmenim. Ver elini öpeyim öğretmenim. Vatan toprağını öper gibi öpeyim.

Şiirimizde Öğretmen’e Ceyhun Atuf Kansu’nun duygusal anlatımıyla bir örnek:

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

“Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!

Köy Öğretmeni Şefik Sınığ’ın son sözleri.”

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Bütün çiçekleri getirin buraya.

Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer

Bütün köy çocuklarını getirin buraya,

Son bir ders vereceğim onlara,

Son şarkımı söyleyeceğim.

Getirin getirin ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,

Kaderleri bana benzeyen,

Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,

Geniş ovalarda kaybolur kokuları.

Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,

Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni,

Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini

Bacımın suladığı fesleğenleri,

Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini

Avluların pembe entarili hatmisini,

Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın

Aman Isparta güllerini de unutmayın

Hepsini hepsini bir anda koklamak istiyorum.

Getirin, dünyanın, bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım.

Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden

Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden.

Ne güller fışkırır çilelerimden,

Kandır, hayattır, emektir benim güllerim.

Korkmadım, korkmuyorum ölümden,

Siz çiçek getirin yalnız çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Baharda Polatlı kırlarında açan,

Güz geldi mi Kopdağına göçen,

Yörükler yaylasında Toroslar’da eğleşen.

Muş ovasından, Ağrı eteğinden,

Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden

Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,

Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın batan çiçeklerini diyorum,

En güzellerini saymadım çiçeklerin,

Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.

Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,

Köy okullarında açan,gizli ve sessiz,

O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.

Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,

Seni beni yalnızlık. örtecek, yalnızlık örtecek

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,

Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum.

Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,

Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,

Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,

Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim

Çiçeklerde açar benim gizli arzularım…

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Okulun duvarı çöktü altında kaldım.

Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,

Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,

Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,

Yurdumun çiçeklenmesi için daima, yaşadım,

Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.

Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.