3 Kitapta Kaman

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
21.09.2022
112
A+
A-

İki yarım gündüz ve bir gece kalan misafirleri ağırlayan Bektaşoğlu Ali Çavuş ve Kaman halkının içten duygu ve hıçkırıkları arasında karşılanan Mustafa Kemal ve Temsil Heyetinin karşılanışları ve ağırlanışları işlenmiştir bu kitapta.

1. Kitap: “Mustafa Kemal’i Gördüm Kaman’da”

Yıllardan beri araştırma yaparak, inceleyip gözleyerek, 19 Mayıs 1919 yılında kurtuluş yolunda Samsun’a çıkan, zor şartlarda ülkemizi düşmanlardan kurtarma çalışmalarını başlatan Mustafa Kemal; Samsun, Havza, Amasya, Tokat, Sivas ve Erzurum kongrelerinden sonra Temsil Heyeti ile birlikte 25 Aralık 1919 perşembe günü Kaman’a gelerek, bir gece misafirimiz olmuşlardır.

İki yarım gündüz ve bir gece kalan misafirleri ağırlayan Bektaşoğlu Ali Çavuş ve Kaman halkının içten duygu ve hıçkırıkları arasında karşılanan Mustafa Kemal ve Temsil Heyetinin karşılanışları ve ağırlanışları işlenmiştir bu kitapta.

Bektaşoğlu Ali Çavuşun, Kırşehir ile yakın ilişkileri, Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin Kaman temsilcisi olması, yurdumuzda gezen düşman ayaklarını yakından takip eden Ali Çavuş, öyle bilinçlenip, öyle örgütlemiştir ki Kaman halkını. Hiç kimse uyku uyuyamaz, gece gündüz yol beklerler. Kurtarıcı Paşaları gelip Safaoğulları konağının önündeki binek taşına çıkar çıkmaz, yer yerinden oynar, çığlıklar gökyüzüne ulaşır. Mustafa Kemal bu haykırışı görünce, derin bir nefes alarak, “Bu iş tamam,” diyerek ülkemizin kurtuluşu hakkında bilgiler verir. Halk hep bir ağızdan, “Öl de ölelim Paşam, emrinizdeyiz paşam,” diye haykırırlar. Kaman halkının bu içten haykırışı Paşalarına güç verir.

Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti Ali Çavuşun evinde olağan üstü ağırlanır. Sabah ayrılık çok zor olur. Azime hanımın hazırladığı yol azığını alan yolcular Ankara’ya doğru atlılar eşliğinde uğurlanırlar.

Bu tarihi an, bu kutsal an, Kaman halkı tarafından hiç unutulmaz. Dededen toruna, dilden dile söylenir gelir.

Bu tarihi olayı araştırıp kitap yapmaya ve bu kitabımı Kaman halkına hediye edeceğime söz verdim. Bir şartım vardı: “Mustafa Kemal ve Temsil heyetinin kaldığı evin,’ATATÜRK EVİ ve MÜZESİ’ olarak yapılmasını yetkili ve ilgili kişilerden istedim, bekledim olmadı.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil!

Benim isteğim olmadı, ama sözümde durarak kendi olanaklarımla Kaman’ın yakın tarihine ışık tutacak bu kitabımı bastırıp gençliğimize ve halkımıza verdiğim sözü yerine getirdim.

2. Kitap: “Ana” Çocuk Gelin

Bu kitabımda da Anamı anlattım. Örnek ananın nasıl olduğunu, nasıl olması gerektiğini anlattım. Bir lokma ekmeğini boğazından aşıramayıp pek çok kişilerle paylaştığını anlattım. Yardımlaşmanın, dayanışmanın, imecenin önemini anlattım. Acaba bu özellikler anamda var mıydı? Evet, daha fazlası vardı.

Okuma yazması olmayan, beni okutmak için çalışıp çırpınan, okuyanları çok seven, alaylı ve bilgili olan yalnız kendi anamı değil, tüm anaları, tüm anaların çektikleri çileleri, olumsuzlukları, çocuk gelin olanları, ezilip dövülen, hala günümüzde bile vahşice öldürülen kadınlarımızı anlatmaya çalıştım.

Evinin her işini, bağın bahçenin işlerini yaptığı halde, ne zaman yattığı, ne zaman kalktığı belli olmayan, tarlada ırgat, evde hizmetçi gibi görülen kadınlarımızı anlattım.

Anamı yalnız ben anlatmadım, çocuklarını, komşularını, torunlarını ve sevenlerini de konuşturdum. Kitabı okuyan kişilerin birçoğu bu kitabın içinde kendilerini görecek ve bulacaklardır elbette. Hatta yeni anılarını dinleyeceğim pek çok kişi çıkacaktır.

Medeni kanunların getirdiği birçok yeniliğin, yerinde ve zamanında uygulanarak, kadına yapılan şiddetin, taciz ve ölümlerin de yok olmasını ümit ederek yazdım bu kitabımı.

“ANA” kitabımın yazılmasında anıları ile bana hız veren, basım masraflarını da karşılamayı üstlenen yeğenim Galip BOYACIOĞLU’na da, borcum olan teşekkürlerimi bildiriyorum.

3. Kitap: “Nöörüyon” Kaman Ağzı

İstanbul’da yaşayan değerli hemşerimiz Süleyman DEMİR Bey ile görüşüp, eğitim ve kültür konularında konuşurken, bana bir teklifte bulundu: “Sayın hocam, KAMAN AĞZI kelimeleri toparlayıp bir kitap hazırlasanız. Bu kitabın basım ücretlerini ben üstlenirim” dedi. Bende; “Bu konuda bazı çalışmalarım var. Seve seve hazırlarım,” dedim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sürmeli Koç’um

Anlaştık, sözleştik, çalışmalara başladım. Kaman çevre il ve ilçelerden edindiğim kaynaklardan, kaynak kişilerden de yararlanarak kendi hazırladıklarım çalışmaları da ekleyerek harmanlayıp, “NÖÖRÜYON” KAMAN AĞZI kitabımı da hazırlamış oldum.

Kitabın önsözünde “NÖÖRÜYON” kelimesinin nereden ve nasıl geldiğini bulacaksınız.

Bu kitapta bazı eksiklikler, fazlalıklar bulacaksınız. Bazı sözcüklerin bizim burada söylenmediğini de yazacak veya söyleyeceksiniz. Kaman’da söylenmeyen ve duyulan kelimelerle karşılaşacaksınız. Bu kısmı bir örnekle açıklama gereği duydum. Bizim tava diye bildiğimiz ve söylediğimiz alete, Kaman’ın birçok köyünde “kuyruklu” dendiğini de duymamış olabilirsiniz.

Zengin halk dil hazinemizin sonunun görünmediğini, ulaşmanın da zor olduğunu bu kitabı hazırlarken daha çok fark ettim.

Kitabımın hazırlanmasında bana güvence veren değerli hemşerimiz Süleyman DEMİR beye teşekkür ediyorum.

Hazırladığım bu üç kitabın, kapak, sayfa düzeni ve editörlüğünü yaparak emeğini esirgemeyen, en az benim kadar çalışan yeğenim Mehmet BOYACIOĞLU’na da teşekkür ediyorum.

20 Eylül 2022

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.