DOLAR 8,1941
EURO 9,6977
ALTIN 502,32
BIST 1150,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 25°C
Az Bulutlu

Atatürk’ün Hayali Hatay Türkiye’nin

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
07.10.2020
22
A+
A-

Atatürk’ün Hayali Hatay Türkiye’nin

Mondros Mütarekesi sonrasında Fransızlarca işgal edilen Hatay, 20 Ekim 1921 tarihinde Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması’na uygun olarak Hatay Fransız mandası altındaki Suriye’ye bırakılır.

Ancak Fransa, 1936’da, sömürgesi olan Suriye ve Lübnan’ın egemenlik haklarını tanıyarak bölgeden askerlerini çekince, Atatürk’ün ısrarla üzerinde durduğu Hatay konusu Milletler Cemiyetine taşınır.27 Ocak 1937’de Milletler Cemiyeti Hatay’ın bağımsız bir devlet olduğunu kabul eder. Bu karar uyarınca 24 Ağustos 1938’de seçime gidilir. 12 Eylül 1938’de Sancak Meclisi ilk toplantısını yaparak Hatay Cumhuriyetini ilan eder. Meclis, Antakya’yı başkent yapar. Antakya, İskenderun ve Kırıkhan’dan oluşan Hatay’a, Reyhanlı ve Yayladağı da eklenir. İstiklal Marşı, milli marş olarak kabul edilir. Ancak Hatay Sorunu çözülmüş değildir.

Bu sırada Avrupa’da Nazi tehdidi artar. Fransa Hatay’daki askerlerini çekerek bölgeyi Türkiye’ye bırakır. İki devlet arasında varılan antlaşma sonucu Hatay Meclisi 23 Haziran 1939’da Türkiye’ye bağlanma kararı alır. TBMM, 7 Temmuz 1939’da kabul ettiği bir yasa ile Hatay’ın Türkiye’nin bir ili olduğunu karara bağlar.

***

Hatay’ı karıştırmak için Fransızlar Suriye hapishanesinden birtakım katilleri Hatay’a sokarlar, ortalığı karıştırsınlar diye. Atatürk de bu gelişmeleri izler. Bu oyunları bozmak, Hataylılara moral vermek ve Fransa’yı uyarmak için güneye inmeye karar verir.

“Görev hastalıktan önce gelir”

17. 00’de trenle Mersin’e hareket eder. 24 Mayıs 1938 günü Adana’ya gelirler, büyük törenle karşılanırlar. Hatay’dan gelenler de olmuştur. Atatürk’ü öyle dimdik görürler. Hatay’a çok kararlı, rahat ve sevinçli dönerler. Her iki töreni Fransız ve Suriye ajanları da izleyip bu mükemmelliği görmüşlerdir.

Atatürk de sapasağlamdır! Kayadan oyulmuş bir anıt gibi dimdik durur. Tören süresince bir kez bile oturmaz. Salih Bozok’a, “Dünya gözü ile Adana’yı bir daha görelim” der. Otomobille Adana’yı gezerler, belediye parkında oturup, Seyhan nehrini seyrederek dinlenir.

Akşamüstü trenle Adana’dan ayrılır. Törenle ve halkın büyük coşkusuyla uğurlanır. Ankara’ya çok yorgun döner. Bu yorgunluk ömründen bayağı zaman götürür.

Hükümete Hatay konusunda şu tavsiyede bulunur: “Fransızlara güvenim kalmadı. Ne yapmak lazım gelirse bir an önce yapılmalı, Türk Hatay Devleti, Milletler Cemiyeti’nin kararına uygun şekilde kurulmalı, emniyet altına alınmalı.”

Atatürk’ün Mersin ve Adana’ya gelmesi, geçit törenleri Fransızların iştahını çökertir. Bu gelişmelerden sonra Hatay’daki Fransızların baş aktörü geri çekilerek yerine uyumlu bir albay atanır. Yönetim ilke olarak Türklere bırakılır. Dr. Abdurrahman Melek Hatay Valisi olur.

Hatay’da Fransızlar ile görüşmeler başlar. Hatay’a atanan Komutan Asım Gündüz görüşmelerde Fransızların askerleri kadar bizim de askerimizin olmasını zor da olsa kabul ettirir.

Hatay konulu Bakanlar Kurulu Savarona’da doktorların ısrarına rağmen Atatürk’ün başkanlığında başlar, dört buçuk saat sürer. Hatay’dan gelen haberler canlarını sıksa da, Orgeneral Asım Gündüz’e kesin olarak ödün vermemesi bildirilir. Hükümet 2.000 kişilik bir Kuva-yı Milliye ile Hatay’a girmeyi de alınması planlanan önlemler arasına katar. Atatürk Bakanlar Kurulu bitince dinlenmeye çekilir, hemen uykuya dalar.

Antakya’da uzun, zorlu, sinir bozucu tartışmalardan sonra 2.400 Türk askerinin Hatay’a gelmesi konusunda anlaşma olur. Fransızların çeşitli bahaneleri yüzünden tartışmalar yeniden başlar.

Durum Atatürk’ün sabrını taşırır. Hasan Rıza Soyak aracılığı ile Hükümete ”Kabul edin..” diye mesaj yollar. Sınırları bekleyen kuvvetlerimiz en geç iki saat içinde olay yerine yetişir ve bütün bölgeyi işgal eder.

Bu mesaj Orgeneral Asım Gündüz’e ulaşmadan 2/3 Temmuz gecesi anlaşma olur. Durum Ankara’ya bildirilir. Topçu taburu da 2.400 kişilik bir Türk birliği, iki hükümetin saptayacağı bir günde Hatay’a girecektir.

Anlaşma 3 Temmuz 1938 sabahı saat 08.00’de imzalanır.

Orgeneral Asım Gündüz ve kurul Ankara’ya dönmek üzere büyük gösteriler arasında Hatay’dan ayrılır.

2-3 Temmuz 1938 gecesi saat 01.00’de daha Atatürk uyumamıştır. Hasan Rıza Bey aldığı güzel haberi arz eder. Atatürk bu haberden büyük huzur duyar. İçinde düğüm olan iki sorundan biri, Boğazlar sorunu çözülmüştür. Hatay sorunu da çözüm yolundadır. O gece sakin uyur.

İki Hükümet Atatürk’ün isteği, Türk Alayının pazartesinden başlayarak Hatay’a girmesi konusunda anlaşırlar. Fakat Şükrü Kanat’lı alayın tam hazır olması için Hatay’a Salı günü girmeyi uygun görür.

Yıllardan beri beklenen gelmiştir. Antakya’da, İskenderun’da, sınır kapılarında zafer takları hazırlanır. Evler, dükkanlar, yollar bayraklarla süslenir. Türk-Fransız dostluğunun gereği olarak araya Fransız bayrakları da serpiştirilir.

5 Temmuz 1938 Salı günü sabah 06.00’da Payas kapısında kıyamet kopar. Binbaşı Süleyman Bey komutasındaki tabur görünür. Vali Dr. Abdurrahman Melek, Albay Collet ve bir Fransız selam birliği Türk birliğini selamlar. Halk heyecandan ağlar, askerlerin ayaklarına kapanır. Tabur alkışlar, gözyaşları, bağırışlar, haykırışlar, dualar arasında İskenderun’a doğru yürür. Saat 07.30’da Hassa’dan gelen görkemli alay görünür.

Önde atı üzerinde Albay Şükrü Kanatlı, arkasında süvarileri, topçuları ile alay gelir. Halk kendinden geçer. Ağlayarak, süvarilerin üzengilerini, çizmelerini, askerlerin omuzlarını, ellerini, tüfeklerini öperek, top arabalarının tekerlerini okşarlar. “Yaşasın Türkiye,” “Yaşasın Atatürk,” “yaşasın ordu,” diyerek hiç durmadan bağırırlar. 20 yıl vatandan ayrı kalmanın acısını çekmişler, hep bu günü hayal etmişlerdi. Asker gelmişti ya, artık sorun yoktu.

Vali Dr. gözü yaşlı olarak Albay Şükrü Kanatlıyı selamlar, selamlar, attan inince de kucaklar. Alay alkışlar, sevinç gözyaşları, çiçek yağmuru altında ilerler. Yol on binlerle doludur. Alay Belen’de karargah kurar.

Tabur Fransızların boşalttığı kışlanın önüne gelir. Bir grup Antakyalı Hanım Tabur Komutanının yolunu keser, Komutan “Hayrola hanımlar,” diye sorar.

“Komutanım yirmi yıl önce, “düşman askeri gidince, kışlaları bizim askerlerimiz için saçlarımızla süpüreceğiz” diye ant içmiştik. Andımızı tutup burayı tertemiz etmedikçe askeri kışlaya sokmayız.”

Komutan bu mübarek kadınları saygı ile selamlar. Mola verilir, asker silah çatıp dinlenmeye geçerler. Kadınların upuzun saçları vardır. Birbirlerinin saçlarını keserek uzun değneklere bağlayıp Kışlayı saçlarıyla silip süpürüp tertemiz ederler.

“Şimdi buyurun!” derler.

24 Ağustos 1938’de Türk ve Fransız askeri birliklerinin sağladığı sükun içinde seçim yapılır. 40 Milletvekili seçilir; 22 Türk, 9 Alevi, 5 Ermeni, 2 Rum, 2 Arap.

Hatay Meclisi 2 Eylül 1938 günü toplanır. Meclis Başkanlığına Abdülgani Türkmen, Devlet başkanlığına Tayfur Sökmen seçilir. Başkan yeminden sonra başbakanlığa Dr. Abdurrahman Melek’i atar.

Devletin adı Hatay Devleti, Atatürk’ün çizdiği bayrak Hatay Bayrağı olur.

Atatürk’ün 15 yıl önce Adana’da Hatay’ı temsil eden matem elbiseli kızlara verdiği söz gerçekleşmiş olur. Atatürk de büyük bir huzura kavuşur.

Kaynak, Alıntı: Turgut Özakman – Cumhuriyet (Türk Mucizesi) II. Kitap, 625 – 642. sayfalar.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.