DOLAR 7,9591
EURO 9,4178
ALTIN 489,69
BIST 1200,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 25°C
Parçalı Bulutlu

Babam Boyacıoğlu Mehmet Çavuş

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
06.05.2020
91
A+
A-

26 Ağustos 1922 Tınaz Tepede Topçu Çavuşu

Bir Anı – Kurtuluş savaşından

1891 Yılı doğumlu Boyacıoğlu Mehmet Çavuş (Babam) 9 yıl askerlik yaptığını anıları arasında anlatırdı. Pek çok anılarının içinde en önemli bölüm olan Kurtuluş Savaşını kendisinden dinleyelim.

“Askerlikte dört yıl İstanbul’da bir karakolda jandarma olarak görev yaptım. Okuma – yazmam yoktu. Kursa giderek okuma – yazmayı öğrendim. Bir süre sonra topçu bölüğüne ayrıldım. Burada, topu yağlama, temizleme, söküp takma gibi teknik bilgileri çok çabuk öğrendim. Belli zamanlarda da top ile ilgili eğitimler alıyorduk. Gün geldi, Kurtuluş Savaşı bütün hızı ile devam ederken, bizim eğitim de hızlanmaya başladı.

Nihayet gün geldi, 1922 Ağustos ayının ilk günlerinde, Kocatepe’ye yerleşen topçulardan sonra biz de Tınaztepe’ye yerleştik. Toplarımızı yerine monte ettikten sonra gece bakım ve temizliğini bitirdik. Gece hiç uyumadan bekliyoruz. Başımızdaki komutanımız, “Büyük komutanlarımız teftişe gelecekler, toplarınızın başından ayrılmayın, sağa sola da bakmayın.”  diyerek emirlerini bildirdiler. Diğer topçu arkadaşlarla birlikte topumuza sarıldık, nefes almadan bekliyoruz. Konuşma ve ayak sesleri gittikçe yaklaşıyor. Bir el kafama dokundu, “Aferin asker,” sesini duydum. Başımı okşayanın Mustafa Kemal Paşa olduğunu tahmin ediyorum. Tüm topları ve top atıcılarını inceleyerek yanımızdan uzaklaşırlarken kafamı sola çevirip komutanlarımıza bakmak istedim. Bizim komutanımız yanımda imiş, usulca, “Asker önüne dön,” sesiyle eski vaziyetimi aldım.

Komutanlar gitti, teftiş bitti, bizim komutanın emri ile rahata geçtik. Gecenin geç vakit olduğunu tahmin ediyoruz, fakat saatin kaç olduğunu bilmiyoruz.

Komutanımız, “Toplarınızın başına geçin, ikinci emrimi ekleyin,” der demez hemen toplarımızın başına geçip ateşlemeye hazır olduk. Komutanımızın “ateş” emri ile 26 Ağustos 1922 günü sabaha karşı toplarımız hep birlikte ateşledik. Önce ateş, sonra duman ve ardından da gök gürültüsünün kırk katı top sesleri ile yer gök inledi. Sanki kıyamet kopuyordu.

Kocatepe ve Tınaztepe’nin top mermileri o korkunç sesleriyle karanlığı yararak düşman üzerine akmaya başlarken, kara askerlerimizin de hücuma geçtiklerini, düşmanın bozulmak üzere olduklarını komutanımız bize bağırarak duyurmaya çalışıyordu.

Mustafa Kemal Paşamız, böyle bir saldırının ardından Türk Askerlerine, “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri,” talimatını yine bizlere başımızdaki komutanımız bildirdi.

Bu emri alan Türk Askeri durur mu artık? Kuş gibi uçtuk derelerden, tepelerden Afyon sırtlarından İzmir’e doğru.

Geçtiğimiz yerlerde, Yunanlıların bıraktıkları çok kötü görüntülerle karşılaştık. Kağnıda öküzler bağlı, kağnının üzerinde sahibi de bağlı iken ateşlemişler kağnıyı. Kağnı yanmış, öküzler yanmış, kağnının üzerinde sahibinin de yanmış olduğunu gördük. O düz ovada duman ve ağır kokular içinden zorlukla çıktık. Bu görüntüleri gördükçe, daha da kinlenerek ve nefret ederek Yunan düşmanını olanca hızımızla kovalamaya başladık.

9 Eylül 1922’de Yunan Bayrağını indirerek Türk Bayrağını Kadife kaleye çektik.

Mustafa Kemal ve Arkadaşları, önlerine serilen Yunan Bayrağını çiğneyip geçmediler. Büyük Komutanlar büyüklüklerini, dünyaya örnek olduklarını da böylece bir daha göstermiş oldular.

Bu anıları anlatırken, o günleri bir daha yaşıyorum. İnsanlık dışı bu görüntüler beni çok üzüyor, ağlamaktan boğazım düğümleniyor konuşamıyorum.” diyerek, gözyaşlarını silerek ve dudakları titreyerek konuşmalarını noktalardı babam.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.