DOLAR 8,1963
EURO 9,6561
ALTIN 501,325
BIST 1152,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 25°C
Az Bulutlu

Dadaloğlu Kaman’da

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
17.07.2019
71
A+
A-

Çıktım yücesine seyran eyledim
Cebel önü çayır çimen görünür.
Bir firkat geldi de coştum ağladım
Al yeşil bahçeli “KAMAN” görünür
Anadolu’nun her yanında adına ve şiirlerine rastladı-ğımız Dadaloğlu’nun birçok yerde mezarı bulunmak-tadır. Kaman’da bunlardan bir tanesidir.
19. Yüzyıl Halk Ozanı Dadaloğlu ve onun bağlı bulunduğu Türkmen oymağı olan Avşarlar, geçimlerini hayvan beslemekle sağladıkları için geniş otlaklara ihtiyaçları vardır. Bu nedenle kış aylarında, Mersin’den, Adana, Şam, Halep, Rakkadan Fırat Nehrini izleyerek kuzeye doğru, Elbistan ve Uzunyayla’ya kadar olan bu geniş alanı kışlak olarak, Torosların kuzeyinde Niğde, Kayseri, Kırşehir, Yozgat Bozok Yaylarını da yazlık olarak kullanmışlardır.
Avşarlar, konargöçer olarak yaşarlarken hiç durmadan gezdikleri için devlete vergi vermekten de kaçınmışlardır. Bu karışık ve disiplin bozucu durumlarını önlemek için devlet tarafından üzerlerine asker gönderilmiştir. Yılda iki kez Torosları aşarak yaşam mücadelelerini sürdüren Avşarları yerleşik düzene geçmeleri için zorlayan Osmanlı yönetiminin emirlerine karşı gelerek göçlerine devam etmişlerdir.
Bu karşı gelişi, bu haykırışı, Dadaloğlu’nun şu dizelerinde görürüz.
Kalktı göç eyledi Avşar elleri,
Ağır, ağır giden iller bizimdir.
Hakkımızda devlet vermiş fermanı,
Ferman Padişahın, dağlar bizimdir.
Bu haykırışları bazen kuzey yaylaların sertliğinde, bazen de Çukur Ovanın sıcaklığındadır.
19. Yüzyılın halk ozanlarından olan Dadaloğlu, 1785-1876 yılları arasında Çukurova, Toroslar ve Anadolu’da konar göçer Türkmen Aşiretlerini dolaşarak yaşamış toplumcu bir halk ozanıdır.
Dadaloğlu’nun şiirlerinde, içinde yetiştiği dönemin ve Avşarların tarihini buluyoruz. Yaşam uğraşlarını ve yaşam kültürlerini buluyoruz. Türkmen yiğitlerinin kılıç sallayış-larının, at binişlerinin öykülerini görüyoruz.
Türküleriyle, bozlaklarıyla halkının yaşam biçimlerini dile getirirken, Padişaha, Osmanlıya karşı çıkışıyla da bir kavga ve yiğitlik ozanı olarak görüyoruz kendisini.
Osmanlı aydınlarının halk ozanlarına önem vermemeleri, şiirlerin zamanında tam olarak saptanmaması yüzünden halk ozanlarının söyledikleri şiirler karışıklığa uğradığı gibi bir kısmı da kaybolmuştur.
Dadaloğlu’nun şiirlerinde de hiçbir yazılı kayıt bulunmasa da, O’nun duygu pınarından dökülen şiirlerini, Avşarlar belleklerinde taşıyarak Çukurova’da ve Anadolu’da pınar olup akmışlar, her yörede yaymışlardır. Bu nedenle halkın sahip-lendiği şiirleri aşiret geleneklerine uyularak dillerde ve gönüllerde yaşayarak unutulmamıştır.
Dadaloğlu’nun asıl adı Veli’dir. Anasının daha sonraları Kırşehir yöresine yerleşen Cerit aşiretinden olduğu rivayet edilmektedir. Babası Aşık Musa, Avşar aşiretinden olup Ka-man’a bağlı Savcılı ve Toklümen Bucaklarında imamlık yaptı-ğı, aynı zamanda bir saz şairi de olduğu için, Toklumen’li Aşık Said’in de hocası olduğu söylenir.
Dadaloğlu kendi deyimi ile yedi iklim dört köşeyi baştan-başa dolaşıp Türkmen aşiretlerine sazıyla, sözüyle güç verirken, soy ve kan bağı nedeniyle Kırşehir İlini ve Kaman İlçesini de oba oba gezerek şiirler söylemiştir.
Dadaloğlu ve göçer Türkmenlerinin en son Kaman’a gel-diklerini son iki şiirinden de anlıyoruz.
1.Şiirin bir bölümünde;
Şu Kaman’ın dağlarına,
Selam verdim ağalarına,
Civan bir mert buyur etti,
Çardaklıca bağlarına.
2.Şiirin bir bölümünde ise;
Dadaloğlu der ki, dağıldık bittik.
Gurbet ellerinde, perişan olduk.
Atları sürüyü, söyleyin nettik?
Bomboş geldik şu Kaman’a, (duydun mu?)
3.Şiirin de ise;
Çıktım yücesine seyran eyledim,
Cebel önü çayır çimen görünür,
Bir firkat geldi de coştum ağladım,
Al yeşil bahçeli Kaman görünür.
Dadaloğlu’nun Kaman’da ne işi var, neden gelmiş buralara kadar diye bir soru gelebilir aklımıza.
Araştırmacı Öğretmen Yaşar Şahin arkadaşımızdan aldı-ğımız bilgilere göre; Uzun ve mücadele dolu yaşamında artık yaşlanmıştır. Daha önceleri, birinci eşinden habersiz, Ka-man’ın Hamit Köyündeki Ceritlerden bir hanımla ikinci evlilik yapmıştır. Yaşlanınca ikinci eşinin yanına dönmek isteyince durumu öğrenen Cerit Beyleri ikinci eşini Dadaloğlu’na ver-mezler. Yaşlılık, hasretlik ve yokluk çeken Dadaloğlu, Kaman ve çevre köylerde kır atı ile gezip, saz çalarak yaşamını sür-dürmeye çalışır. Artık gezemez duruma gelince söylentilere göre Kuluncak-Terelik mevkiinde bir bağ evinde, diğer söy-lentiye göre de açlık ve kıtlığın yoğun olduğu bu dönemde Terelik suyu üzerinde bulunan Mamalıların su değirmenine sığınır. Değirmen kömbesi ile yaşamını sürdürürken nihayet bu değirmende yaşamını yitirir.
Her ne kadar mezarının nerede olduğu bilinmese de, yönetime başkaldırısı ve Yörüklerin yaşam biçimlerini şiirleri ile anlatan DADALOĞLU’nu seven halk tarafından Kaman’ın kuzeyinde bulunan Ziyarettepesine kaldırıldığı rivayet edil-mektedir. Bir mezarın bulunduğu bu tepede akşamları bir ışığın yandığını, ermiş bir kişinin burada yattığını kabullenen Kaman halkı kutsal saydıkları bu tepede gerekli zamanlarda yağmur duasına çıkmaktadır.
Yaşar Şahin Arkadaşımız uzun araştırmalar sonu elde ettiği belgelerle; “Dadaloğlu’nun ömrünün son günlerini Kaman civarında geçirdiğini ve mezarının bu topraklarda olduğunu savunmuştur.” O zamanın il genel meclisi üyesi H. Ali Kutlu konuyu Valiliğe taşımıştır. Valilik ve İl Genel Meclisi tarafından desteklenen bu görüşe yine o yılların Kaman Belediye Başkanı H. Yusuf Canpolat sahip çıkmıştır. Belediye Meclis kararı ile Dadaloğlu’nun Mezarının var sayıldığı Ziya-ret Tepesinin adının “Dadaloğlu Kültür Merkezi olmasına, anıt mezarının ve heykelinin buraya yapılmasına” karar alınmıştır. Belediyece kurulan araştırma komisyonunun çalışmaları sonrası elde edilen bulgular Belediye Kültür Müdürü Mehmet Atılgan tarafından derlenerek “ÇUKUROVA’DAN KAMAN’A DADALOĞLU” kitabını yayınlamıştır. 10 Ocak 2014

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.