DOLAR 8,3203
EURO 9,7659
ALTIN 502,004
BIST 1126,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 22°C
Sağanak Yağışlı

Devramber Çiçeği

11.04.2018
57
A+
A-

İnsan psikolojisinde, sıkça duyduğumuz bir kavram vardır; “Rol model” kavramı. Mesela ergenlik çağındaki bir birey, hatalı davranışlar göstermeye başladıysa, “kimi örnek alıyor acaba?” diye düşünmeye başlar ebeveyn. Bu soru aslında “Rol modeli kim?” sorusu ile aynı anlama gelmektedir.

En yoğun ergenlik çağında görünse de, aslında her insanın, yaşamı boyunca rol modelleri olur ve çeşitli zaman dilimleri içinde bu modeller de  değişir. Kiminin çok saygı duyduğu bir büyüğüdür, kiminin takip ettiği bir sanatçı, kiminin çok imrendiği arkadaşı, kiminin yerinde olmak istediği bir ünlü… Kısa dönemlerde de olsa kendimizi birinin rolünü yaparken, hatta kendimizi bir süre “o” gibi hissederken buluveririz.  Bu patolojik değil gayet insani bir durumdur fakat kendimize kimi ya da neyi rol model aldığımızı sık sık kontrol etmeliyiz.

“Kimi ya da neyi” dedim, zira kendimize örnek aldığımız karakter her zaman insan olmaya bilir. Doğanın bir parçası olan beşer, kendine doğadan da rol modeller bulanabilir.

Dağlar mesela. Ne kadar da güzel örneklerdir, almasını bilene. Yalnız kalsalar da dimdik dururlar. Kimseye eğilmez, eyvallah etmezler. Kimseden yardım beklemez, bağrını delene cevher sunarlar. Başı dumanlı olsa da, taç gibi taşırlar efkârlarını. Fırtına çıksa da, boran vursa da, deprem olsa da kaçmazlar siperlerinden.

Fakat zamane insanı, dimdik dağlar dururken, gider akarsuları örnek alır. Kıvrım kıvrım kıvrılan, nerede meyil bulsa, o tarafa akan, girdiği her kabın şeklini alan akarsular. Çok kullanışlıdır akarsular. Dağ gibi zor değildir kendi tarafına çekmek. İli kazma darbesi ya da azcık menfaat eğimi yeterlidir. Dönü verirler senin bahçene. Fakat iş bittiğinde, akarsuyun sonu, çamurdur.

Ağaçlar vardır sonra. Mesela kadim bir çınar ağacını rol model alabilir insan. Ayrım yapmaz çınar. Gövdesine kim yaslanırsa nasiplenir serinliğinden. Gölgesine sığınanı geri çevirmez. Cömerttir. Sonra güven verir insana. Güzel havada unutulur bazen ama fırtına çıktığında herkes bir çınara sarılmak ister. Bırakmaz heybetli çınar kimsenin elini. Gerekirse kendi dallarını kırar ama fırtınaya teslim etmez kendine sığınanları.

Fakat zamane insanı, heybetli çınarlar dururken, gider ayçiçeklerini örnek alır. Güneş nereden vurursa, o tarafa dönen, kafasını koparmadıkça kimseye faydası olmayan, azıcık ışık için kendini aylarca sulayan çiftçisine sırtını dönen zavallı ayçiçekleri. Atalarımız “devramber çiçeği” derlermiş ayçiçeklerine. Bu ifadenin başındaki “devr” ifadesi çok manidar olsa gerek. Devramber çiçeği gibi olmamalı. Her devrin adamı değil, her devir “adam” olmalı.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.