Doğu Akdeniz’de sular neden ısınıyor? -II-

02.09.2020
299
A+
A-

Doğu Akdeniz’de sular neden ısınıyor? -II-

Bilindiği gibi Türkiye’nin kara sınırlarına çok yakın yerlerde Yunanistan’a ait adalar var. Ege Denizi’ndeki Rodos, Girit ve Midilli adaları bunlardan bazıları. Hatta Yunanistan’a ait olan Akdeniz’deki Meis Adası Antalya’nın Kaş İlçesine 2 km uzaklıkta. (Bu ada Yunanistan’a 580 km uzaklıkta)

Bir denize kıyısı bulunan ülkeler, bu denizdeki yetki alanlarını genellikle ikili anlaşmalarla çözerler. Fakat Türkiye’nin Ege Denizi ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen bir anlaşması bulunmadığından Türkiye Ege Denizi ve Akdeniz’deki haklarını ve hukukunu genellikle başta deniz kuvvetlerinin faaliyetleri olmak üzere askeri faaliyetlerle koruyor. Ege Denizi ve Akdeniz’deki tatbikatlardan ve zaman zaman deniz kuvvetlerimiz tarafından refakat edilip koruma sağlanan sismik araştırma gemilerimizin faaliyetlerinden bu durum açıkça anlaşılıyor.

Aslında Doğu Akdeniz’de suların ısınmasının temel nedeni, bazı emperyalist/sömürgeci devletlerin Akdeniz’deki enerji kaynaklarına sahip olmak veya dilediği gibi kullanmak arzusundan kaynaklanıyor. Bu amaçları için de başta Yunanistan olmak üzere diğer bazı Akdeniz ülkelerini kullanıyorlar. Bu amaçları için Münhasır Ekomomik Bölge (MEB) olarak bilinen yeni bir hukuki kavram icat ettiler. Çünkü daha önce kullanılan ve coğrafi bir kavram olmakla birlikte uluslararası deniz hukukunda en çok başvurulan kıta sahanlığı ve karasuları kavramları artık işlerini görmüyor. Meis Adasına bile 580 km uzaklıkta olan Yunanistan’ın kıta sahanlığının ya da karasularının veya münhasır ekonomik bölgesinin Doğu Akdeniz’e kadar uzanması mümkün mü?

Doğu Akdeniz bölgesine Türkiye, İsrail, Mısır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan (Meis), Lübnan, Suriye ve Libya’nın sınırı bulunuyor. Doğu Akdeniz’de 3,5 trilyon metreküp doğal gaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi olduğu söyleniyor. Bu bölgeye sınırı olmayan ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Rusya gibi ülkeler de Akdeniz’deki enerji kaynaklarında söz sahibi olmak istiyorlar. Yunanistan’ın sahaya sürülmesinin asıl nedeni budur. Bazı batı ülkeleri Kurtuluş Savaşımız sırasında da Yunanistan’ı az kullanmamışlardı. Fakat Kurtuluş Savaşı yıllarında bilinçaltlarını güçlendirip Megalo İdeasını yeniden harekete geçirdikleri Yunanistan’ın delegesi Lozan’da masada yoktu. Yunanistan delegesi Lozan Antlaşmasını iki hafta sonra imzaladı ve sıkı durun: Lozan Antlaşmasından sonra Yunanistan Dışişleri Bakanı değil, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon istifa etti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Osmanlı Devletindeki darbeler

Yunanistan yakın geçmişindeki bu durumdan ders almamışa benziyor. Bizim mavi vatanımız da ana karamızın bir parçasıdır. Her Türk çocuğu, devletinin her karış toprağını korumakta olduğu gibi mavi vatanındaki her bir damla suyunu da koruyacak güçte, azimde ve kararlılıktadır.

Alayı böyle bilsin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.