DOLAR 7,9583
EURO 9,3938
ALTIN 487,465
BIST 1198,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 26°C
Az Bulutlu

Gülmek ya da gülememek. İşte bütün mesele bu.

18.02.2020
35
A+
A-

Gülmek ya da gülememek. İşte bütün mesele bu.

Biraz sonra okuyacağınız düşüncelerimi siyasi mülahazalarla beyan etmiyorum. Elbette, yoksulluk, kişi başına düşen milli gelir, işsizlik, alt yapı eksiklikleri, eğitim, milli savunma, dış politika ve merkezi idare ya da yerel yönetimlerin yönetsel kararları ve benzeri konularda iyi veya kötü pek çok şey söylenebilir.

Fakat ben bu yazımda tüm bunlardan ayrı olarak, insanın milyarlarca yıldan beri yaşadığı iyi ya da kötü olaylardan biriktirip bu günlere taşıdığı tecrübe sebebiyle, milyarlarca yıldan sonra doğru yaşamayı kısmen de olsa öğrendiğini anlatmaya çalışacağım.

Söylediğim gibi, siyasi kaygılardan uzak olan düşünceme göre, bu zamanda insanlar düne göre daha mutlu yaşıyorlar. Zira insanlar milyarlarca yıl önce de savaşıyorlardı. Milyarlarca yıl önce de fetihler, işgaller, iktidar mücadelesi yüzünden kardeş ve evlat katletmeler, sürgünler, göçler, yoksulluk, işsizlik vardı.

Kiliselerin, engizisyon mahkemelerinin kararlarıyla insanların cezalarının hayvanların önüne ya da kazıkların üstüne atılarak infaz edildiği zamanlar çok uzak geçmişe ait değil. Bu sebeple bu gün de kısmen mevcut olan bu tür sebeplere rağmen, insanlar dünden, milyarlarca yıldan öncesinden beri yaşadıklarından çıkardıkları dersleri ve tecrübeleri kullanarak, en büyük olumsuzluk hallerinde bile, yaşadıkları acıların yarattığı travmaları en aza indirmeyi öğrenmiştir. İşte bu sebeplerle insanlar düne göre, bu gün yaşamlarının akışını daha iyi yönlendirerek daha mutlu yasıyorlar.

Friedrich Nietzsche benim bu düşüncemi “Galiba gülebilen tek canlının neden insan olduğunu biliyorum. İnsan o kadar büyük acılar çekmiş ki, gülmeyi icat etmiş,” sözüyle açıklamış. Bana göre de insanlar milyarlarca yıl önce gülmeyi bilmiyorlardı. Fakat yaşadıkları acılarla baş etme yollarını ararken, gülmeyi icat etti ve gülerek acılarından, kederlerinden kurtulmayı öğrendi.

Freud’un “Çok uyumak kaçmaktır; uyuyamamak yakalanmak” sözünü, gülme eylemine de “Gülmek sıkıntılardan, kederlerden, güzel olmayan duygu ve düşüncelerden kaçmaktır. Gülememek de, sıkıntılara, kederlere, güzel olmayan duygu ve düşüncelere yakalanmaktır,” şeklinde uyarlayabiliriz.

Gülen insanın yüzündeki, boynundaki, omuzlarındaki ve karnındaki kasları gevşiyor. Nefes alıp vermesi rahatlıyor. Gülen insanın stres yaratan hormonları azalıyor ve bu sayede duygusal olarak da rahatlıyor. Gülmenin kalp rahatsızlıklarından alın da, bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar birçok hastalığa da iyi geldiği söyleniyor.

Bence gülmek insanın icat ettiği en güzel tepki. Sıkıntılardan, kederlerden, güzel olmayan duygu ve düşüncelerden kurtulmanın hatta hiç etkilenmemenin en güzel yolu. Zeki Müren’in seslendirdiği şarkıdaki “Gülünce gözlerinin içi gülüyor” sözleri boşa söylenmemiş olmalı.

Tabii Cemal Süreyya’nın “Gülen gözlerinin bebeğinde kendimi görebilmekti dilediğim; keşke yalnız bunun için sevseydim seni,” sözleriyle, Ziya Gökalp’in “Ben hasta ruhları ve sinirli insanları daima, yüzlerinin gülümser olup olmamasıyla tanırım. Sinirli insanların yüzleri gülmez. Gülümseme, ruhun sağlamlığı kadar, saadetin de müjdecisidir,” sözlerini de unutmamak lazım.

Doğal olarak, insanların kederden, sıkıntıdan, güzel olaylardan kaçış için icat ettiği “gülmek” eyleminden yararlanmak isteyen kötü niyetli insan da az değil. Bu sebeple her gülen insanı gördüğünüzde kederden, sıkıntıdan, güzel olmayan duygulardan kurtulmak için, mutlu olduğu için güldüğünü sanmamak gerekir.

Bu sebeple tüm gülüşlere aldanmamak gerektiğini Ziya Paşa’nın; “Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm” ile başlayan şiirindeki sözlerinden anlıyoruz.

Biz başkasının gülüşleriyle ilgilenmeyelim. Her daim gülebilecek bir şeyler bulalım. Gülmekte ısrar edelim. Çünkü gülmek güzel bir eylemdir. Bazen başkasının güzel olmayan söz ve davranışına tepki olarak ondan uzaklaşmak olduğu gibi, bazen de güzel davranışların yanında, onunla birlikte olmaktır.

İçimden “Ne haliniz varsa gülün” demek geliyor.

Sağlıkla kalın.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.