Kaman’da İsyan Yaşanmadı!

23.12.2020
283
A+
A-
Kaman’da İsyan Yaşanmadı!

Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan hareket ederek 19 Mayıs 1919’da Samsuna gelmesiyle, yılardan beri silah arkadaşlarıyla yaptığı kurtuluş planlarını uygulamaya başlama günü gelmişti artık. Silah arkadaşları ile uzun ve zorlu bir yolculuğun amacı, düşman işgalinde bulunan yurdumuzun düşmanlardan kurtulmasıydı.

Anadolu’nun bu kurtuluş mücadelesini engellemek için çabalayanlara karşılık, yanında olan Anadolu halkının destek ve çabaları da sürüyordu. Zor şartlarda Anadolu’yu dolaşarak kongreler yapan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının hareketleri gözetim altındaydı.

O tarihte bir köy olan Kaman’da, Bektaş oğlu Ali Çavuş ve kardeşleri ticaret, tarım ve hayvancılıkla uğraşırlar. Ali Çavuşun liderliğinde süren bu birliktelikten dolayı Kırşehir’den Mahmutoğulları ile işbirliği yaparken ve ticaret uğraşırken zamanı geldikçe de birlikte İstanbul’a mal (pırtı) almaya gider gelirler.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun’a çıkmaları ve diğer illerde yapılan kongreler Anadolu halkı tarafından takip edilir.

Ali Çavuş ile Mahmutoğullarının yakın işbirliği ve Kaman Müdafa-ı Hukuk Cemiyetinin başkanı olmasından dolayı olmalı ki, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının nerede neler yaptıkları haberlerini Ali Çavuş en kısa zamanda Kırşehir’den alır. Günler ilerledikçe, Mustafa Kemal ve Temsil Heyetinin Sivas’tan sonra Kayseri, Kırşehir ve Kaman üzerinde Ankara’ya giderlerken bir gece Kaman’da kalacakları haberini öğrenen Ali Çavuş, günler önce hazırlıklarına başlar.

Bu hazırlık içerisinde, köy odasında her gün toplanan komşularına, dükkânına gelen diğer köylülere, sokakta gördüğü herkese yurdumuzun kurtuluşu için gelecek olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının çalışmaları hakkında bilgiler verir. Ali Çavuş, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Kaman’a gelmesinden önce;

Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti üyeleriyle görüşür. Kardeşleri ve çalışanlarıyla sık sık görüşür. Yemek hazırlayacak Azime ve Şöhret Hanımlarla görüşerek, Mustafa Kemal ve Temsil Heyetinin en iyi yemeklerle ağırlanmaları ister.

Odanın tertip düzen ve temizlikleri için, Bektaşoğullarının evlerinde ve komşularında bulunan gelinlere ve kızlara da odanın tertip düzen ve temizliği konusunda emirler verir. Oda sahipleriyle, köyün ileri gelenleriyle, toplantılar yaparak, Mustafa Kemal ve Temsil Heyetini en iyi şekilde karşılanma ve ağırlanma konularını konuşurlar.

Bütün bu hazırlıklar yapılırken yemek için, bir tosun, birkaç koyun, sayıları belirsiz tavuk ve hindiler kesilir. (İsmet Bektaş’ın deyimiyle; Sanki bir hafta düğün yapılacakmış gibi hazırlık yapılır.)

Bu çalışmalarının arasında, gece gündüz demeden Kaman halkı ve çevre köylülere Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yurdumuzu kurtarma çalışmalarını anlatır. Öyle bir anlatır ki, tüm Kaman ve çevre köy halkı, kurtuluş umuduyla, “Mustafa Kemal Paşa ” derler de, başka bir şey demezler.

Bütün bu hazırlıklar hızla yürürken beklenen gün gelir. Üç Mahalleden oluşan Kaman halkı ve çevre köylerden gelenler, o günlerde çarşı dedikleri birkaç dükkânın etrafında, soğuk demeden erkenden yerlerini alırlar.

“Geliyorlar”, “geldiler” diye duyurular yapılır. Artık Kim tutar Kaman halkını. Mustafa Kemal Paşalarını bir görebilmek için dükkanların önüne doğru koşuşmalar başlar. Ortalık karışır. Meydana gelen Ali Çavuş, Mustafa Kemal ve Temsil Heyetini gören halk, heyecanla bağırıp çağırıp Paşalarına doğru hareket ederler. Bir binek taşı üzerine çıkan Ali Çavuş güçlükle durdurur ve susturur bu halkın heyecanını. Kısa bir tanıtımdan sonra yerini Mustafa Kemal’e bırakır. Yer yerinde tekrar oynamaya başlar. Mustafa Kemal’in konuşmalarını sık sık kesen halkımız;

“Hepimiz emrinizdeyiz, Paşam. Öl de, ölelim paşam.”

Diyerek haykıran Kaman Halkını Seyreden Mustafa Kemal, buğulu gözlerle,

“Bu güzel yurdumuzun düşman çizmeleri ile çiğnenmesine izin vermeyeceğiz. Yurdumuzu hep birlikte kurtaracağız.”

“Sen emret Paşam, emrinizdeyiz Paşam,” çığlıkları ile sık sık konuşması kesilir.    

Kaman Halkından izin alan Mustafa Kemal ve arkadaşları, dinlenmek için Ali Çavuşun odasına giderler. Yollar ve odanın önünde kalabalık halk ile karşılanan Mustafa Kemal, bu görüntülerden ve coşkudan mutlu olarak halkı selamlayarak odaya girer.

Şimdi gelelim, “Kırşehir Kaman’da isyan başladı.”

25 Aralık 1919’da, kurtuluş mücadelesi için Kaman’a gelen Mustafa Kemal ve arkadaşları, bu kadar hazırlık sonunda, bu kadar örgütlü ve bilinçli bir şekilde Mustafa Kemal ve arkadaşlarını karşılama töreninde heyecandan dalgalanan, “öl de ölelim,” diyerek duygularını ve özlemlerini dile getiren Kaman’da, 152 gün sonra (yani 26 Mayıs 1920’de Zile’de çıkan ayaklanmaya) “Kırşehir Kaman’da isyan başladı” diyemeyiz. Çünkü böyle bir konuyu ne büyüklerimizden duyduk, ne de bir kaynakta görmedik.

Bu sorunun cevabını Araştırmacı Yazar, Yaşar Şahin arkadaşımızın bilgilerinden okuyalım.

DOĞRUSU ŞÖYLEDİR!

“Araştırmalarıma göre doğrusu, Sivas ili Yerlihan (Yıldızeli) ayaklanmasıdır.

14 Mayıs 1920 Erzurumlu postacı Nazım, posta işlerinden zimmetine para geçirir. Hakkında soruşturma açılınca kaçarak Yenihan ilçesine bağlı Kaman köyüne gelir. Çerkez Kara Mustafa ve adamlarını yanına alarak Yenihan ayaklanmasını başlatır. 30-40 kişilik bir grupla Tokat ili Zile ilçesinde görevinden alınan Mal Müdürü ve oğlu, halkı kışkırtıp Zile ayaklanmasını başlatır. İlçeyi ele geçirirler. (26 Mayıs-21 Haziran 1920)

Tüm ayaklanmalarda olduğu gibi bu ayaklanmalarında arkasında Damat Ferit Paşa ve İstanbul hükümeti vardır. Bölgeye hâkim olan Çapanoğulları, Damat Ferit’in adamlarıydı. Bolu, Hendek ve Düzce ayaklanmalarından kaçan asi Çerkezler Çapanoğlu’na sığınmışlardır. Yozgat’ta oturan Çapanoğulları Celal, Edip, Salih ve Halit Beylerdi. At Yarışları düzenleme adı altında sık sık çevre ilçelerinden gelenleri konaklarında ağırlayıp onlarla toplantılar yaparak isyanı örgütlediler. Asiler Boğazlıyan ilçesinden sonra Yozgat’ı ele geçirdiler. (13 Haziran 1920)”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.