DOLAR 7,9359
EURO 9,389
ALTIN 484,375
BIST 1198,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 25°C
Parçalı Bulutlu

Kefilin eşinin yazılı rızası olmazsa

30.09.2020
184
A+
A-

Kefilin eşinin yazılı rızası olmazsa

Türk Borçlar Kanunu’nun 581, 583, 584 ve devamı maddelerinde kefalet sözleşmesinin nasıl yapılacağı düzenlenmiş ve kanundaki bu düzenlemelere uymayan kefaletlerin geçerli olmayacağı hükme bağlanmıştır.

Kefilin kefilliğinin geçerli olması için gerekli şartlardan birisi kefilin kefaleti sebebiyle sorumlu olacağı miktarın ve kefalet tarihinin el yazısı ile yazılması ve çok önemli olan diğeri de kefilin eşinin kefalete yazılı olarak rıza göstermesidir. Yani, kefalet sözleşmesinde kefilin el yazısıyla kefalet tarihi ya da kefilin kefaleti sebebiyle sorumlu olacağı miktar veya kefilin eşinin kefalete yazılı olarak rızası yoksa kefalet geçerli değildir ve kefilin o borçtan sorumluluğu bulunmamaktadır.

Söz gelimi bir yakınınız bir bankadan kredi alacak; sizden de bu krediye kefil olmanızı istedi ve siz de yakınınızı kıramayıp ticari işletmenizle ilgili olmayan bu konuda kefil oldunuz. Fakat banka yakınınızın kredisine kefil olurken eşinizin rızasını yazılı olarak almadıysa sizin kefilliğiniz geçerli değil. Banka size icra takibi başlatsa bile, icra takibinin iptali için bankaya karşı açtığınız davada mahkemenin sizi haklı bularak kefilliğinizin geçerli olmadığına karar vermesi kuvvetle muhtemeldir.  

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 15.6.2017 tarihli ve 2017/4099E-2017/9461K sayılı kararında “icra kefaletinin diğer eşin borcu nedeniyle verilmiş olması, anılan maddede öngörülen eşin rızası koşulunu da ortadan kaldırmaz. Kefalet sözleşmelerinin geçerliliği için öngörülen bu şekil şartları icra kefaletleri hakkında da uygulanır. Ancak ve sadece usulüne uygun olarak verilen icra kefaletleri ilam hükmünde belge sayılacağından Türk Borçlar Kanunu’nun 583. ve 584. maddeleri hükümlerine uygun olarak yapılmış olması zorunludur. Anılan maddeler koşullarında yapılmayan icra kefaletinin ilam niteliğini taşıdığı düşünülemeyeceği gibi böyle bir belge esas alınarak ilamlı icraya ilişkin İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin uygulanmasına ve icra kefili hakkında işlem yapılmasına da imkan bulunmamaktadır. Somut olayda, 01.02.2016 tarihli ve şikâyete konu icra kefaletinin verildiği haciz tutanağının incelenmesinde sorumlu olunan azami miktar ile kefalet tarihinin ve icra kefili sıfatıyla yükümlülük altına girildiğinin belirtilmediği, icra kefaleti taahhüdünü içeren bölümün, kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı ve kefilin eşinin yazılı rızasını içermediği görülmekte olup bu haliyle, kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 583. ve 584. maddelerinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği anlaşılmaktadır,’’ denilerek, kefalet kefilin eşinin borcu için verilse bile, kefaletin, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarından olan eşin rızasının bulunması şartını ortadan kaldırmayacağına, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğuna, kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefil olunan tarih ve kefaletin hangi türde olduğunun belirtilmediği ve kefilin kendi el yazısı ile yazması gereken yerleri el yazısı ile yazmadığından bu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğuna karar verilmiştir.

Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 15.6.2016 tarihli ve 2016/1518E-2016/10723K sayılı kararında “Türk Borçlar Kanunu’nun 581. ve devamı maddelerinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarının düzenlendiği, ilgili yasal düzenlemelere göre, kefilin sorumlu olduğu miktarın ve kefalet tarihinin el yazısı ile yazılması gerektiği, ayrıca eş rızasının da alınmasının zorunlu olduğu” halde bu zorunluluklar yerine getirilmeden düzenlenen bir kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığına karar vermiştir.

Yani kefalet sözleşmesi yapılırken yukarıda belirttiğimiz şartlara uyulmamışsa kefilin bu borçtan sorumluğu yoktur.

Ancak, eşlerin kanunen ayrı yaşadıkları zamanlarda, yani mahkemece verilmiş bir ayrı yaşama kararı varsa veya boşanma davası açılması sebebiyle eşler ayrı yaşıyorlarsa bu dönemlerde verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Yine, ticaret siciline kayıtlı olan bir ticari işletmenin sahibi veya şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından ticari işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler ile esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.