DOLAR 7,969
EURO 9,4303
ALTIN 488,235
BIST 1185,7
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 26°C
Az Bulutlu

Kurtuluş Savaşı Gazisi Babam Boyacıoğlu Mehmet Çavuş’tan Bir Anı

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
02.09.2020
119
A+
A-

Kurtuluş Savaşı Gazisi Babam Boyacıoğlu Mehmet Çavuş’tan Bir Anı

(26 Ağustos 1922 Tınaz Tepede Topçu Çavuşu)

1881 yılında doğan babam Boyacıoğlu Mehmet Çavuş, 9 yıl askerlik yaptığını anıları arasında anlatırdı. Pek çok anılarının içinde en önemli bölüm olan “Kurtuluş Savaşı”nı kendisinden dinleyelim:

“Askerlikte dört yıl İstanbul’da bir karakolda jandarma olarak görev yaptım. Okuma yazmam yoktu. Okuma yazma kursunda okuma ve yazmayı öğrendim. Bir süre sonra topçu bölüğüne ayrıldım. Burada, topu yağlama, temizleme, söküp takma gibi teknik bilgileri çok çabuk öğrendim. Ara sıra da top ile ilgili eğitimler yapıyorduk. Kurtuluş Savaşı bütün hızı ile devam ederken, bizim eğitim de hızlanmaya başladı.

Nihayet gün geldi. 22 Ağustos 1922’den itibaren Kocatepe’ye yerleşen topçulardan sonra biz de Tınaztepe’ye yerleştik. Toplarımızı yerine monte ettikten sonra gece bakım ve temizliğini bitirdik. Gece hiç uyumadan bekliyoruz. Başımızdaki komutanımız, ‘Büyük komutanlarımız teftişe gelecekler, toplarınızın başından ayrılmayın, sağa sola da bakmayın.’ diyerek emirlerini bildirdiler. Diğer topçu arkadaşlarla birlikte topumuza sarıldık, nefes almadan bekliyoruz. Konuşma ve ayak sesleri gittikçe yaklaşıyor. Bir el kafama dokundu, ‘Aferin asker,’ sesini duydum. Hızlıca yanımızdan uzaklaştılar. Bu ara gelip giden komutanlara bakmamız mümkün değil. Başımı okşayanın komutanın Mustafa Kemal Paşa olduğunu tahmin ediyorum. Ne dönüp bakabiliyorum, ne de komutanıma sorabiliyorum. Kımıldamıyorum bile.

Komutanlar gitti, teftiş bitti, bizim komutanın emri ile rahata geçtik. Gecenin geç vakit olduğunu tahmin ediyoruz, fakat saatin kaç olduğunu bilmiyoruz. Komutanımız, ‘Toplarınızın başına geçin, ikinci emrimi bekleyin,’ der demez hemen toplarımızın başına geçip ateşlemeye hazır olduk.

Komutanımızın ‘ATEŞ’ emrini komutanımız tekrarladı. 26 Ağustos 1922 günü sabaha karşı toplarımız hep birlikte ateşledik. Gökyüzünün karanlığı topların ağzından çıkan ateşler ile aydınlanmaya başladı. Sanki kıyamet kopmuştu. Top mermilerinin o korkunç sesleri, Tınaztepe’nin karanlığını yararak düşman üzerine akmaya başladı. Kocatepe ve Tınaztepe’de aynı anda başlayan ateş ile kara askerlerimiz de hücuma geçtiklerini, düşmanın bozulmak üzere olduklarını komutanımız bize bağırarak duyurmaya çalışıyordu.

Mustafa Kemal Paşamızın böyle kazanılan bir başarının ardından, Türk Askerlerine, Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri…’talimatını yine başımızdaki komutanımız bize de duyurdu.

Bu emri alan Türk Askeri durur mu artık? Tepelerden yel gibi, derelerden sel gibi, aktık Afyon sırtlarında İzmir’e doğru.

Geçtiğimiz yerlerde, Yunanlıların bıraktıkları çok kötü görüntülerle karşılaştık. Kağnıda öküzler bağlı, kağnının üzerinde sahibi de bağlı iken ateşlemişler kağnıyı. Kağnı yanmış, öküzler yanmış, kağnının üzerinde sahibinin de yanmış olduğunu gördük. Bu görüntüye daha da kinlenerek ve nefret ederek Yunan düşmanını olanca hızımızla kovalamaya başladık.

9 Eylül 1922’de Yunan Bayrağını indirerek Türk Bayrağını Kadife Kale’ye çektik.

Mustafa Kemal ve arkadaşları, önlerine serilen Yunan Bayrağını çiğneyip geçmediler. Büyük Komutanlar büyüklüklerini, dünyaya örnek olduklarını da böylece bir daha göstermiş oldular.

Bu anılarımı anlatırken, o günleri bir daha yaşıyorum. İnsanlık dışı yaşadıklarıma da çok üzülüyorum…”

(Gözyaşlarını silerek ve dudakları titreyerek konuşmalarını noktalardı babam. Bu anlatılanların çok kısa bir bölümü. Dokuz yılın tüm anıları çok kalın bir kitapta toplamaya çalışacağım.)

26 Ağustos 2020

30 Ağustos Zafer Bayramı Anısına

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.