DOLAR 7,9824
EURO 9,4471
ALTIN 486,811
BIST 1190,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kırşehir 27°C
Az Bulutlu

Mustafa Kemal Atatürk 2. Kez Kaman’da

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
04.02.2020
26
A+
A-

(Turgut Özakman – Cumhuriyet 2. Kitap)

Gazi’ye Kırşehir öğretmenleri bir şikâyet mektubu yollamışlar, birkaç aydan beri aylıklarını alamadıklarını bildirmişlerdi. M. Necati Bey’in ölümünden sonra bu konuda ilgililer gevşemişlerdi demek ki.

Gazi’nin akşam yemeğinde misafirleri vardı. Eğitim Bakanı Hikmet Bey’i de çağırdı. Kar yağıyordu. Bakanın arabası Çankaya yokuşunu oldukça zor tırmandı.

Gazi yemeğin sonuna doğru öğretmenlerin şikâyetini açtı. Hikmet Bey durumu idare etmeye yöneldi, sanki birkaç aydan beri kar varmış gibi, “Havalar kış, belki de onun için postalar işlememiştir” diyerek aylıkları geciktirenleri korumak gafletinde bulundu. Gazi dehşetli içerledi.

“Ya demek kışın kuşatması altındayız. Demek onun için öğretmenler birkaç aydır aylık alamıyor, sonunda bana başvurmak zorunda kalıyorlar. O halde şimdi kalkar gider, hem yolu açarız, hem de Kırşehir’de öğretmenlerin dertlerini yakından dinleriz.”

31 Ocak 1934 gece yarısı otomobillerle yola çıkıldı. Misafirlerden bazılarını ve genel sekreter Ruşen Eşref Ünaydın’ı da birlikte götürdü. Bir ara sis yüzünden yolu kaybettiler. Bir köy kahvesine sığınarak sobayı yaktırıp ısındılar. Tekrar yola çıktılar. Bütün otomobiller yolda iki kez kara saplandı.

Kitabın 500’ncü sayfasındaki açıklama; 31 Ocak 1934’de maaşını alamayan Kırşehir öğretmenleri için yola çıkar. Kaman Darıözü’nde oturan Beyazıtların Mustafa’nın camızları ile arabaları çamurdan çıkarırlar.

Kaman Darıözü’ndeki gelişmeleri görgü tanıklarından dinleyelim;

“Mustafa Kemal ve arkadaşları bu çetin kış gününde yollarda birçok sıkıntılar çekerek sabaha karşı Kaman Darıözü’ndeki Şevket Çavuşun hanının yanındaki çamura üç araba çamura saplanır. Arabalardan inen Mustafa Kemal ve yanındaki heyet Şevket Çavuşun hanına gelirler. Mustafa Kemal, Kaman’a haber gönderir. Şevket Çavuş ile konuşarak arabaların çıkarılmasını ister.

Şevket Çavuş, “Darıözü’nde oturan Beyazıtların Mustafa’nın camızları var. Haber verelim camızlarını getirip arabaları çıkarır” der. Beyazıtların Mustafa’ya haber gönderilir. Biraz sonra Mustafa ağa çiftçisi Menciklerin Haydar’ı ve misafiri Nayle’nin Şükrü ve diğer yardımcılar ile gelir. Camızların bağlı oldukları boyunduruğa sap kendirini bağlayıp, ipin diğer ucunu da arabalara bağlayıp camızları harekete geçirirler. Sıra ile üç arabayı çamur olmayan düzlüğeçıkarırlar. (Kuşluk vakti, öğle üzeri)

Handa sabah kahvaltılarını yapan ve dinlenen Mustafa Kemal ile arkadaşları Kırşehir’e hareket ederler.

Ancak saat 17.00’de Kırşehir’e gelebildiler.

Gazi bütün öğretmenleri çağırdı. Hepsini dinledi. Tabii hepsinin aylıkları tıkır tıkır ödenmişti. Kusurluları unutamayacakları biçimde azarladıktan sonra dedi ki; “Herkesten ve her şeyden önce öğretmenlerin aylıkları verilecek. Öğretmenlerin değerini, önemini anlamayanın aramızda yeri yoktur.”

Öğretmenlere “Çocuklarınıza hayatla ilgili birçok küçük beceriler, el işleri öğretin,” dedi. “….ilkokulu, ortaokulu bitiren bir erkek çocuğumuz hayatla ilgili pratik şeyleri, onarmayı bilsin, kızlar dikmeyi, yama yapmayı, örmeyi, düğme dikmeyi öğrensinler…”

Öğretmenler gururla “öğretiyoruz” dediler.

“Güzel. Teşekkür ederim.”

Öğretmenlerin sorununu çözmüştü. İç rahatlığı ile Kırşehir’den ayrıldı. Karlı havada zorlukla saat 21.30’da Yerköy istasyonuna gelebildiler. Hava çok soğuktu. Geceyi kör hatta çekilmiş bir vagonda geçirdiler. Gazi Ankara’ya dönmek istemedi. “Buraya kadar gelmişken Yozgat’a gidelim.” dedi.

Vali eski Kuva-yı Milliyecilerden Bekir Sami Baran’dı. Valiye haber verildi. Yozgat Gazi’yi karşılamaya hazırlandı. Şehir bayraklarla süslenirken, Vali Yerköy-Yozgat arasındaki karlı buzlu yolu açtırdı. Kendi de Yerköy’e geldi. Kafileyi Yozgat’a girmeden atlılar karşıladı. Yozgat’ta binlerce insan yağan karın altında bekliyordu.

Gazi’ye büyük sevgi gösterdiler. Gazi halkın hatırını sordu, Valiliği, Orduevini, Halkevini, Belediyeyi ziyaret etti. Sonra lisede derse girdi. Her yerde dinliyor ve konuşuyordu. Geceyi Yozgat’ta geçirdi. Geç saatlere kadar Yozgat yöneticilerini dinledi ve düşüncelerini açıkladı

Yerköy’de özel tren bekliyordu. Sabah Yerköy’e gelip Kayseri’ye hareket ettiler.

Kaynak; Turgut ÖZAKMAN – CUMHURİYET 2. Kitap, Sayfa 500, 501, 502.

Kaynak kişiler; Mustafa ÇELEBİOĞLU, Battal ATA, Sıddık TOYRAN

https://www.kamanakhaber.com/wp-content/uploads/2020/06/REKLAM-ALANI.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.