Unutmayın, yarın çok geç olabilir!

24.03.2020
492
A+
A-

Unutmayın, yarın çok geç olabilir!

Hepimiz hem uzun ve sağlıklı yaşamayı, mümkünse hiç ölmemeyi isteriz; hem de ahiret inancımızın gereği olarak yaşamımızın sonunda cennete gitmeyi umarak, gideceğimiz yerde de rahat etmek isteriz.

Yani öldükten sonra tekrar dirilip yaşamaya devam edeceğimize ve bu dünyadaki davranışlarımıza göre, öbür dünyada muamele göreceğimize inanırız.

Oysa öldükten sonra bu dünyada da yaşamaya devam etmek; yani, bilim adamları gibi, bazı ressamlar gibi, bazı şairler gibi, bazı devlet adamları gibi ölümsüz olmak, dünya durdukça yaşamamız mümkün. Bunun için de Victor Hugo’nun dediği gibi “Ya okumaya değer şeyler yazmak lazım ya da yazmaya değer şeyler yaşamak lazım.”

Dünyanın geçmişine baktığımızda sayı ile ifade edemeyeceğimiz kadar çok sayıda insanın, insan yaşamının başladığı ilk günlerden bu güne kadar yaşadığını, bundan sonra da yaşamaya devam edeceklerini görürüz. Örnek olarak Edison, Pasteur, Nevton, Einstain, Freud, Bahh, Mozard, Van Gogh, Öklid, Pisagor, Grahambell, Farabi, Buruni, İbn-i Sina,  Mimar Sinan, Aziz Sancar, Cahit Arf, Behçet Uz, Muazzez İlmiye Çığ, Şerif Mardin, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Atatürk, Fatih Sultan Mehmed, Ahi Evran bu kahramanlardan bir kaçıdır.

Bir de eserleri hala insanlığa hizmet eden isimsiz kahramanlar vardır. Bu insanların ortak özellikleri elbette bilime ve insanlığın faydalanacağı şeylere hizmet etmiş olmalarıdır. Ölümsüz olan bu kahramanların bir kısmı herkesin okuyacağı değerli şeyler yazmış; bir kısmı da herkesin yazacağı değerli şeyler yapmıştır. Kimi elektriği, kimi kuduz aşısını bularak; kimi herkesin beğenip takdir ettiği resimler yaparak, yazılar yazarak, toplumsal teşkilatlanmalar yaparak, insanlığa unutulmayacak hizmetler yapmışlar; unutulmamışlardır. Sonsuza kadar da unutulmayacaklardır.

Bu günlerde tüm insanlar, corona virüs denen, çabuk yayılan ve teşhisi güç olduğu gibi tedavisi de bilinmeyen ciddi ve öldürücü bir salgın hastalıkla karşı karşıyadır. Bu hastalıkla mücadelede devletimizin tüm organlarının, başta Sağlık Bakanı olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının, sürece destek olan halkımızın fedakârlıkları ve hizmetleri ne kadar takdir edilse azdır. Özellikle doktorlarımız ve hemşirelerimiz ile diğer teknik ve yardımcı kadrodaki çalışanlarımızı bir kez daha alkışlıyorum; onları saygı ile selamlıyorum. İyi ki, varlar. Onlar da birer isimsiz kahraman olarak sonsuza kadar yaşayacaklardır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Atatürk ve Bağımsızlık

Yine bu salgın hastalığın tedavisi için gerekli aşıyı veya ilacı bularak yayılmasını önleyecek, bu surette bayraklaşıp kahramanlaşacak ve ölümsüzleşip sonsuza kadar yaşayacak insanları bir an önce tanımayı çok istiyoruz.

Şu sözüyle Gabriel Garcia Marquez‘i de anmadan geçmek olmaz. “İnsanlar her zaman annelerinin onları dünyaya getirdiği gün doğmazlar. Yaşam onları bir kez daha, hem de sık sık kendilerinden doğmaya zorlar…” Bahse konu virüs salgınına yakalanıp, kurtulmak için mücadele eden insanlar da iyileştiklerinde yeniden doğmuş olacaklar. Bir insanın yeniden doğması, hem yeniden yaşama dönen için, hem de buna sebep olanlar için ne kadar güzel bir duygu değil mi?

Bu duygu ve düşüncelerle, bir kez de ben tekrar etmek isterim ki: Devletimizin yetkili organlarının aldığı idari kararlara aksatmadan uymak gerekir. Sağlık otoritelerinin, doktorlarımızın, konuyu rafine ederek herkesin anlayıp kolayca yapabileceği şekilde öğrettiği gibi temizliğimizi yapalım. Mümkün olduğunca başkalarıyla yakın temasta bulunmayıp, salgının yayılmasına engel olalım. Hiçbir şey yapamıyorsak, korunmak için öğretilenlere uymak suretiyle, biz de insanlığa hizmet edelim.

Unutmayın, yarın çok geç olabilir.

Sağlıkla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.