Çocukluğumdaki Bayram

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
28.04.2021
999
A+
A-

1950-1960 yılları arasında ilkokul ve ortaokul yıllarımda Milli Bayramların tadı bir başkaydı. O yıllarda Kaman’da Yenihayat İlkokulu ile Kaman Ortaokulu vardı. Kaman’ın tüm öğrencileri bu okullarda okurdu. Bizler 4 km. uzaklıktaki Darıözü’nden gelip giderken, aynı uzaklığa yakın olan Köm Evlerinden ve Hacıpınar Mahallesinden de öğrenciler bu okullara gelip giderlerdi. Ayrıca uzak köylerden gelip Kaman’da kiraya ev tutarak ilkokul ve ortaokulda okuyanlar da vardı.

Milli Bayramlar yaklaşırken okulumuzda ve sınıflarda bir heyecan başlardı. Her zaman olmasa da, bazı yıllarda müzik çalışmaları ve halk oyunları büyük sınıflarda çalışılır, okulun bahçesinde ve bayram yerinde halkımıza gösterilerini sunarlardı. Hele de o sınıf süsleme gününde ki çalışmalarımız ve heyecanlarımız görülmeye değerdi. Okulumuzun giriş kapısı grafon kâğıtları ve kavak dallarıyla süslenir, ön cephe bayraklarla donatılırdı. Okula gelişimiz, sınıflara giriş çıkışlarımız hep neşeli ve eğlenceli olurdu.

Çarşıdaki dükkânların hepsi bayraklarını asarlar, dükkân sahipleri dükkânlarının önünde bayram yerine gelen bizleri takip ederek el sallayıp alkışlarlardı.

Belediye şehrin orta yerine bir tak kurar, kavak dallarıyla süsler, susam yapraklarıyla da açık yerler kapatılırdı. Daha sonraki yıllarda Belediye ve Hükümet binasının önünde ve okulların bahçelerinde yetiştirilen mazı dallarıyla tak süslemeleri devam etti.

Trampet takımlarımız olmadı o yıllarda. Öğretmenlerimizin yönetiminde düdük sesiyle rap, rap asker yürüyüşünde bayram yerine girerdik. Bu düzenli yürüyüşümüzün altında bayram şekeri alamama korkumuz da vardı.

Bayram yerinde tüm sınıflar yerlerini aldıktan sonra gözlerimiz şeker dağıtan belediye zabıtalarını arardı. Koltuğunun altındaki şeker torbasını görünce o tarafa doğru koşmaya başlamamıza öğretmenimiz izin vermezdi. Sıra ile dağıtılan sormuk şekerinden bir daha verirler mi veya kurnazlıkla bir daha alabilir miyiz diye çabalardık. Başka arkadaşlarımızın hakkını almak istediğimizi o yıllarda pek düşünemezdik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Seçimler geçer, dostluklar baki kalsın!

İlçemizin Kaymakamı, Belediye Başkanımız ve Garnizon Komutanımızın bizlerin ve halkın bayramını kutladıktan sonra bayram programı başlar. Bayramın anlamını anlatan konuşmaları dinledikten sonra okulumuz öğrencilerinin okudukları şiirleri ellerimiz ağrırcasına alkışlardık. Yalnız biz değil izlemeye gelen anne ve babalar da katılırlardı bu alkışa.

Son yıllardaki katıldığım 23 Nisan Bayramı çelenk koyma törenlerinde bayram değil de cenaze evi gibi bir sessizlik, bir durgunluk gördüm. Tek tük dükkânlarda bayrak asılı, ne davul, ne de bando takımlarının sesini duyamadım.

Rahat, hazır ol, bayrak flama kaldır. Tek milli eğitim çelengi konuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrası programı “törenler okullarda yapılacak” duyurusuyla bayramı bitirdik.

İlçemiz Kaymakamının bayramını tebrik edemedik. Kaymakam ve Belediye Başkanının yerine geçip görevlerini üstlenecek, okullardan seçilen öğrencileri de göremedik.

İçim buruk, bir bayram coşkusu yaşayamadan eve dönerken çocukluğumda yaşadığımız bayramları hatırladım. O kavak dallarıyla kurulmuş takın altından geçerek arkadaşlarımızla sormuk şekerimizin tadını ve rengini anarak gittim evime doğru.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.