Serap Saylam Şen, Mümtaz Boyacıoğlu ile birlikte

Mümtaz Boyacıoğlu
Mümtaz BOYACIOĞLU: Emekli öğretmen, Şair, Yazar ve Araştırmacı. Bu zamana kadar çok sayıda gazete ve dergide makaleleri yayınlandı. Kaman tarihi, kültürü ve yaşantısı üzerine çok fazla kaynak ve bilgiye sahip. Ülkemizdeki ilk Abdallar Derneği Kurucu Başkanı ve ilk defa Abdallar Festivalinin organize eden kişi. Yayınlanmış 4 adet kitabı mevcuttur.
26.10.2022
722
A+
A-

“ANA Çocuk Gelin” kitabımı kısa sürede okuyan, Serap Saylam Şen, daha duygularını içine sindirmeden aşağıdaki yazıyı yazarak facede paylaşıvermiş.

“ANA Çocuk Gelin” kitabımı kısa sürede okuyan, Serap Saylam Şen, daha duygularını içine sindirmeden aşağıdaki yazıyı yazarak facede paylaşıvermiş.

Telefonda uzun konuşarak düşüncelerinin daha fazlasını peş peşe anlatmaya başladı. “-Beni fazla abartmışın Serap,” dedimse de kim dinler beni.

“Mümtaz öğretmenim, bu kitapta, anamı yaşadım, anneannemi yaşadım. Daha çok da çocuk gelinlerin yaşadıklarını, ezilmiş tüm anaları yaşadım. Mümtaz öğretmenim bir bilseniz, beni nerelere götürdünüz, Zeynep Ana ile. Dağların, tepelerin, bulutların üzerinde gezdim. Gezerken de anlatılan konuları bir bir dağlara, tepelere ve bulutlara çığlıklarla anlattım. Hepsi de beni bağırlarına basarak dinlediler. Oradaki uykumdan nasıl uyandığımı, neler yazdığımı hatırlamıyorum bile. Siz yazınca hatırladım birçoklarını.”

Serap Saylam Şen’in duygularını kendi kaleminden izleyelim.

“ANA – Çocuk Gelin”

“Soluksuz okudum, Mümtaz Hocamın güzel eserini. Zamanda yolculuk gibi sardı, çekti içine. Doğduğum, büyüdüğüm toprakların güçlü kadınlarından biriymiş, Zeynep babaanne. Hikâyesi anneannem, babaannem ve annemden duyduklarıma çok yakın, belki de bu yüzden bırakamadım elimden.

Kitabın başında o dönemin saygın bir ailesinin öyküsü sarmalıyor insanı. Adil, şefkatli ve paylaşımcı güzel bir denge tutturmuşlar. Bu günlerde artık rastlamadığımız güzellik ve dayanışma, okurken iç çektiriyor. Sonra Zeynep bebekle büyüyorsun, o güzel çocukluktan bir anda, yetişkinliğe itilmenin sancıları sarıyor yüreğini ve çocuk gelin Zeynep’le birlikte öfke duyuyorsun “Kara paltolu kocaman adama.” Fadime kadın şaşırtıyor, bu zamanın kadını olan beni. Evini, eşini, yatağını paylaşmak ve bunu kendi rızası ile kurgulamak, nasıl bir kabulleniştir yazgıyı. İlk başlarda çok kızsam, öfke duysam da, hikâyesinde ilerledikçe o dönemin ruh halini anlamaya başlıyor insan Mümtaz Hocamın arı, duru kalemi sayesinde. Emine kadın belki de bu anlamda en şanslıları göz koyduğu gençle birleştirmiş hayatını. Kızını koruyamamış adı çaresizlikte olsa, zayıf kalmış ve içine çekildiği girdaba kaptırmış göz bebeğini.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  TBMM Yüz yaşında (23 Nisan 1920)

Okumaya devam ettikçe ezilen analar, kadınlar sarsıyor derinden. Sonra bakıyorsun o ezik, ürkek kadınlar, güçlü, savaşçı, yaratıcı ve bilge bir kişiliğe kavuşuyor. Yaşanmışlıkları ve becerileri ile kol kanat geriyorlar, çocuklarına. Öğretileri ve bilgelikleri dillendiriliyor, dokundukları insanlar tarafından.

Tarihsel ve kültürel bir zaman yolculuğuydu ‘ANA – Çocuk Gelin’. Anılar anlatılırken birçok gelenek, görenek ve dönemi etkileyen olaylara da yer vermiş Mümtaz Hocam. Masalsı, okuyucuyu sarmalayan ve çok güçlü duygu aktarımları ile özel bir eser olmuş.

Bir solukta okudum Zeynep Babaannenin hikayesini. Çocukluğumda Öztürk amcalarda hayal meyal hatırlıyorum babaanneyi. Belki de bu güzel ANA benim de saçlarımı okşadı, belki elinden bir elma yedim kim bilir.

İyi ki böyle güzel insanlar yaşamış ve iyi ki bu özel bir kitapla buluştum.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.