Rusya, Ukrayna’da kalabilecek mi?

23.03.2022
858
A+
A-

Fakat tarihi gerçekler ve Rus halkının savaşla ilgili tutumuna baktığımızda, durumun hiç de göründüğü gibi olmadığı anlaşılıyor.

Yazı başlığına baktığınızda:

“Ukrayna yerle bir olmuş,

Üç milyon kişi ülkeden göç etmiş,

Ukrayna’nın direnecek gücü kalmamış,

Ben Rusya’nın Ukrayna’da kalacağına inanıyorum,” diyebilirsiniz.

Tabii ki, siz öyle görüyor olabilirsiniz.

Fakat tarihi gerçekler ve Rus halkının savaşla ilgili tutumuna baktığımızda, durumun hiç de göründüğü gibi olmadığı anlaşılıyor.

Rusların tarihte köklü bir devlet geleneği yoktur. Daha önce Moskova’nın kuzeyinde Baltık Denizi kıyılarında ufak ufak beylikler (Knezlikler) halinde yaşayan Ruslar, 1223 yılında o bölgede kurulan Altınorda Türk Devletine vergi veriyorlardı. 1502 yılında Altınorda Türk Devletinin parçalanmaya başlamasıyla zayıf düşen ve Altınorda Devletinin toprağı olan Kazan Hanlığının 1552 yılında işgal edilmesiyle Moskova Knezliği tarih sahnesine çıkmış oldu. Türklerin büyük bölümünün göç etmesiyle boş kalan bölgede istila ettikleri yeni topraklarla büyüyen Rus Knezliğinin devlet olarak örgütlenmesi son 350 yıl civarındadır.

Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçiliğinin resmi internet sitesinde de bu süreç şöyle anlatılmaktadır: “Rusya, 1223 yılından itibaren Moğol/Tatar hâkimiyetine girmeye başlamış, 1480 yılına kadar Knezlikler Moğollara ve daha sonra da Altınorda Devletine vergi ödemişlerdir. Rus Knezliklerin aralarındaki rekabetler nedeniyle birlikte hareket etmekte güçlük çektikleri bu dönemde Rus Ortodoks Kilisesi’nin 1299 yılında Kiev’den Moskova’ya nakledilmesinin de etkisiyle öne çıkmaya başlayan Moskova Knezliği, evlilik, satın alma ve savaşlar yoluyla diğer Rus Knezliklerinin topraklarını da alarak genişlemiştir.”

Ukrayna’da Rusya adına savaşan askerlerin büyük bölümünün Çeçenler ve Rusya Federasyonu bünyesindeki Türklerle diğer unsurlardan oluştuğu, Rusların acilen paralı asker arayışına girdiği, her gün sıklıkla duyduğumuz, okuduğumuz haberler arasındadır. Savaşan bir devletin kendi milli menfaatleri için savaşacak halkı yoksa paralı asker arayışına girmişse, yakın zamanda olmasa bile savaşın sonu bizce bellidir. Rusya, Ukrayna’da geçici hâkimiyet kursa bile, yakıp yıkarak işgal ettiği

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İsmimiz ve hayatımız sadece bize mi ait?

Afganistan’da hüsrana uğradığı gibi Ukrayna’da da sonuç şimdiden bellidir.

“Toprak uğrunda ölen varsa vatandır,” devlet geleneği olan milletlerin mensupları yaşadıkları toprakları uğruna bizzat savaşarak, bizzat ölerek vatan yapmışlardır. Çanakkale destanını yazanlar, işgalcilerin asker çıkardığı Maraş’ta, Antep’te, Kars’ta, Ardahan’da, Mersin’de, Adana’da, İzmir’de, İstanbul’da Polatlı’da ve vatanın her yerinde işgalcilerle ve yerli işbirlikçileriyle göğüs göğüse çarpışarak Anadolu destanını yazanlar, Türk Milletinin varoluş destanlarının kahramanları paralı askerler değil, Türk Milletinin öz evlatlarıdır.

Çanakkale’de destan yazan 57. Alayımızın tıbbiyeli evlatlarının kahramanlıkları, analarının duaları, kınalı kuzularımız, mühimmat ıslanmasın diye çocuğunun ceketini mermiye saran Kastamonulu Şerife Bacı, Gördesli Makbule, kuru ekmek ve hoşafla vatanı için savaşan yiğitlerimiz yüreğimizde ve hafızamızdadır.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.