Ukrayna’nın İşgali

02.03.2022
859
A+
A-

1980 öncesinde üniversite öğrencisiydim. Soğuk savaş döneminin 1975, 1976, 1977, 1978, 1979, 1980 yıllarındaki ve sonraki yıllardaki birçok olumsuzluğunu ortaokul yıllarımdan beri yaşayarak gördüm.

O yıllarda da Rusların yayılarak sömürme arzuları çok yoğundu. Esasen Ruslarda sömürgecilik alışkanlığı 500 yıldır vardır. 1917 yılındaki Bolşevik ihtilalının devamında 1940’lı yıllarda Stalin iyice gemi azıya almış, Sovyetler Birliği ve Varşova Paktına bağlı Demirperde ülkelerinde muhalefet eden hemen herkesi katlettiği gibi kendisine muhalefet etme ihtimali bulunanları da topraklarından, vatanlarından sürgüne göndermişti. Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Çekoslovakya, Polonya, Doğu Almanya, Ukrayna, Macaristan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi bazı ülkeleri doğrudan işgal ederek kendi emir ve talimatlarını yerine getirecek adamlarını iş başına getirmek suretiyle o ülkeleri yönetiyorlar; diğer bazı ülkelerde de etki ajanları vasıtasıyla terörü ve sivil itaatsizliği yayarak etkili olma planları yapıyorlardı. Bizim ülkemiz de o yıllarda ve devam eden zamanlarda Sovyetler Birliği’nin ve diğer emperyalistlerin bu tür saldırılarına maruz kalan ülkelerden biriydi.

Bizim kuşağımız o günkü Sovyetler Birliği’nin ve diğer emperyalist devletlerin etki ajanları vasıtasıyla emperyalist- sömürgeci yayılma stratejisinin aracı olarak kullandığı sosyalizm, komünizm gibi ideolojileri ve diğer sömürme senaryolarını 13-14 yaşlarında tanıyarak; bu yabancı ideolojileri ülkemizden, devletimizden ve milletimizden uzak tutmak için büyük mücadele verdi. Bu uğurda binlerce insanımız şehit oldu. Binlerce insanımız sakat kaldı. Binlerce çocuk öksüz ve yetim kaldı.

Gelinen aşamada Amerika ve onunla birlikte hareket eden bazı devletlerin Afrika, Suriye, Irak, Mısır, Tunus, Libya gibi ülkelerdeki faaliyetleri, Yunanistan’ın ve Ege Adalarının silahlandırılması, Kıta sahanlığımız olan ve münhasır ekonomik bölgemiz niteliğinde bulunan Doğu Akdeniz’deki, Mavi Vatandaki tacizleri, Suriye ve Irak’ta hatta yurt içinde kurdurup besledikleri terör örgütleri, Rusya’nın kardeş ülke dediği Ukrayna’ya bile saldırıp işgal etmeye kalkışması, milletimizin bekasına yönelik dış kaynaklardan beslenen saldırılar konusundaki uyarılarımızı ve duyarlılığımızı bir defa daha haklı çıkardı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sen de mi Brutus?

Ukrayna’nın Rusya tarafından işgali ve Dünya’nın Ukrayna’ya davranışı da gayet açık bir şekilde gösterdi ki, bizim bizden başka dostumuz yoktur. Milletimiz, aileden devlete uzanan binlerce yıllık davranış kalıplarıyla, kültürel pratikleriyle, devlet geleneği olan güçlü bir millettir. Devletimiz kudretli ve milli bir devlettir. O halde, kısır çekişmeleri, cılız tartışmaları bir yana bırakıp, devletimizi güçlü, milletimizi mutlu ve huzurlu bir şekilde geleceğe taşımaktan başka gailemiz olmamalıdır. Çünkü geleceğimize borcumuz vardır. Bu borcumuzu ancak çocuklarımıza kendi milli devletlerinde mutlu ve huzurlu olarak yaşama şartlarını sağlayarak ödeyebiliriz.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.